Yeni Spor Dalı Olarak E-spor | TechGriff


SPONSOR
İnstagram Kaydol sitesi ile instagram hakkında bilgi edinebilir ve İnstagram Kaydol işlemi için yardım alabilirsiniz. Mutlaka göz atın, kolayca instagram hesabı açın! Email Kaydol

Sponsor
haber5n techgriff 125x125 reklam alanı
techgriff 125x125 reklam alanı techgriff 125x125 reklam alanı
haber seyret ekran dedektifi TechGriff 60 x 60 TechGriff 60 x 60
TechGriff 60 x 60 TechGriff 60 x 60 TechGriff 60 x 60 TechGriff 60 x 60

FACEBOOK'TA BİZİ TAKİP EDİN
SPONSOR

Yeni Spor Dalı Olarak E-spor

tarafından 10 Haziran 2017 Cumartesi

 

Yeni Spor Dalı Olarak E-spor

İnsanlığın doğası olsa gerek sürekli birbirimizle rekabet içindeyiz. Makam olarak, maddîyat olarak, saygınlık olarak sürekli başkalarından daha iyi olmak için çabalıyoruz. Hep daha üstü, daha iyiyi istiyoruz. Üstünlüğümüzü savaşlarla, sanatla, zekâyla veya sporla kanıtlamaya çalışıyoruz. Peki rekabet ederken dayanışma nerede kalıyor?

Dayanışma ise müttefiklerle, takım arkadaşları ile sağlanıyor. Dayanışma demek daha büyük sorumluluklar demek oluyor çünkü bireysel rekabette sizin hatalarınız sadece sizi etkilerken takım olarak rekabet ederseniz bu durumda yapacağınız hataların arkadaşlarınızı da etkileyeceğini biliyorsunuz. Bunun için takım çalışmasının etkisi gerçek çok büyüktür.

Yavaş yavaş asıl konuma girmek istiyorum. Çağımızda rekabetin en çok sporda olduğunu görüyoruz. Çünkü iyi bir takım olmanız durumunda hem arkadaşlarınız hem siz hem de ülkeniz saygınlık kazanır. Çünkü iyi bir takım demek başarı merdivenini adım adım çıkmak demektir ve her adımınız yavaş yavaş daha çok ses getirmeye başlar. Sporu da daraltırsak eğer sporda en çok rekabet futbolda görülmekte. Sümerlere kadar dayanan tarihçesi ile futbol şu an milyonlar tarafından sevilmekte. Peki bu rekabet ne kadar adil?

Bir zamanlar ülkemizde de geçen şike, yani hile yüzünden bazı futbolcular spor kariyerinden ayrılmak zorunda kaldı. Doping olayından dolayı ise çok sayıda atlet bu müsabakalardan men edildi. Aslında tek sorun adil oyun yani “fairplay” değil. Ayrıca spor dallarının çoğunda şiddet de boy göstermeye başladı.

Peki bu spor nasıl daha zararsız, daha adil ve –bulunduğumuz çağın içini dolduran tek şey olan- daha “teknolojik” olabilir. Biz bu rekabeti nasıl bir zamanlar odalara sığmazken şimdi ceplerimize kadar giren teknolojiye entegre edebiliriz?

İşte burada e-spor dediğimiz, tamamen çevrim için olan spor dalını buluyoruz. E-spor’un tarihi aslında çok yeni. İlk olarak 1972 yılında Oxford Üniversitesi’nde yapılan Spacewar video oyunu ile rekabet bilgisayarlara taşınmış oldu. Rakabetin daha adil, daha barışçıl ve daha teknolojik hali ortaya çıktı. Ardından daha büyük Space Invader Şampiyonası ile binlerce insan bu işin içine girdi. Asıl büyük müsabakalar “Nintendo Dünya Şampiyonası” ile başladı. E-spor yavaş yavaş hayatımızda yer edinirken oyun firmaları rekabet içeren oyunlar üretmeye başladı. Biz bunları multiplayer olarak biliyoruz. Burada ikinci sıçrama ise 90’lı yılların sonlarına doğru hala oynanan Counter-Strike, Quake veWarcraft ile oldu. Bu oyunlarda onlarca oyuncunun tek seferde birbirleri ile mücadele etmesi hedef alındı ve başarıya da ulaşıldı.

E-spor asıl atılımını 2000 sonrasında yaşadı. Turnuvalar küresel bir hâl aldı. Ödül havuzları artmaya ve oyunlar –veya e-sporlar- daha çok ilgi görmeye başladı. Oyuncular daha iyiye ulaşmak için en iyi oyunlarını sergilediler. Bunu ilk farkedenler uzak doğu ülkeleri oldu. Çin ve Kore bu konuda destek veren ilk ülkeler oldular. Zaman geçtikçe bu oyuncular birer sanatçı gibi ün kazandılar ve dünyaca ünlü hale gelmeye başladılar.

Bu gelişimi takip eden iki köklü oyun var: Counter-Strike ve Warcraft. Counter-Strike hala aktif durumda devam ederken Warcraft’ın kendisi yerine oyun modu olan DotA, yani “Defense of the Ancients” yeni hali olan Dota 2 ile yoluna devam etmekte. Bu oyunların nasıl ilgi çektiğini farkeden firmalar yavaş yavaş bu tarzda oyunları piyasaya sürdüler. Belki de şu anda yüzlerce oyun var ama şu an en başta gelenleri; Dota 2, League of Legends, Counter-Strike: Global Offensive, Hearhstone, Heroes of the Storm ve kısa sürede ünlenmeyi başaran Smite.

Bu oyunlardan başlıcalarını kısaca tanıtacak olursak ilk başta büyük hayranı olduğum Dota 2 ile başlayalım:

Dota 2 aslında 2005 yılında Blizzard firmasının (ki şu anda Blizzard firmasının çıkardığı oyunların hepsi milyonlar tarafından sevilmekle kalmayıp büyük rekabet alanı oluşturdu) Warcraft 3: Frozen Throne oyununa bir mod olarak gelmişti. Toplamda 110 kahramanın bulunduğu oyunda 5’er kişilik iki takım “ancient” olarak adlandırılan kadim kalelerini hem korumaya çalışıp hem de karşı takımın kadim kalesini yıkmak için uğraşıyorlardı. Ardından bu oyunun yapımcısı, Half-Life gibi adı dillerden düşmeyen oyunun yapımcısı Valve ile birlikte çalışmaya başladı ve Dota 2 ortaya çıktı. 2 yıllık beta sürümden sonra 2013 yılında resmî olarak yayımlanan Dota 2, e-sporda en büyük sıçramayı sağlayan oyun olarak adını tarihe altın harflerle yazdırdı. The International, Dota 2’nin her yıl düzenlediği uluslararası e-spor turnuvasıdır (UEFA Şampiyonlar Ligi’ne benzer) ve The International, 2015 yılında 18,000,000$’lık ödül havuzu ile e-spor tarihi ve kendi tarihinin en büyük ödül havuzu rekorunu kırdı. Bu ödül havuzu 2014 yılında 10,900,000$ iken 2013 yılında ise 2,900,000$ olarak kaydedilmişti ki bu ödül havuzu o zamanın en yüksek ödül havuzu olmuştu.

League of Legends ise kısa zamanda büyük sıçrama yakalayan oyunlardan birisi. Şu anda 32.5 milyon oyuncusu olan LoL, aylık 11.5 milyon aktif kullanııya sahip. Şu anda 128 şampiyona sahip ve sürekli olarak yeni şampiyonlar getirmekte. Bazı kahramanlar ve eşyalar özellik bakımından Dota 2’yi andırıken genel olarak özgün yapısına sahip. LoL ise genel olarak 2 milyon dolar üzerinde seyreden ödül havuzu ile oyuncuları cezbetmekte.

Counter Strike: Global Offensive (CS:GO) ise geçmişten gelen birikimi ile ve yeni arayüzü ile karşımıza çıktı. 2012 yılında piyasaya sürülen ve Dota 2 gibi Valve firması tarafından yayınlanan CS: GO ise biraz daha cüzî bir ödül havuzuna sahip. Yaklaşık 100,000$ gibi bir ödül havuzu ile oyuncuları kendine çekmekte. Bunun sebeplerinden başlıcası ise LoL ve Dota 2 ücretsiz piyasaya sürülmüşken CS:GO için biraz ücret ödemek zorunda kalmanız.

Tabi bu oyuncular sadece yapımcıların düzenlediği turnuvaları beklemek zorunda değiller. Bu oyunlarda Amatör, Profesyonel ve Uzman olmak üzere 3 kategoride düşük miktarlarda ödül havuzu olan turnuvalar düzenlenmekte. Bu turnuvalar sayesinde yeni oyuncularla tanışıp yeni taktikler geliştirebilirsiniz.

Genel olarak toplarsak; e-spor aslında futbol ve satrancın karması gibidir. Bir yandan takım arkadaşlarınızla dayanışma içindeyken diğer yandan rakibinizin hamleleriniz doğru tahmin edip ona göre hareket etmeniz gerekiyor. Futbol gibi hakem hatalarını, şiddeti ve sahtekârlığı içermeyen e-spor yavaşça futbolun yerini almaya başladı. Hala artmaya devam eden ödül havuzları ile de daha fazla oyuncuyu kendilerine çekmeyi başarıyorlar. Umarız diğer sporlar gibi şikenin olmadığı müsabakalar düzenlenir.

Etiketler:

Bu Yazıyı Yorumlayın


TechGriff Wordpress altyapısını kullanmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. © 2012 Creative Commons